(2004)
Olmayacak işler için boşuna uğraşmak diye kullanılır karpuzcu Mustafa bu sözü, karpuz kabuğundan gemiler yapmak. Oysa herkesin hayatında olmayacağını bile bile hayal ettiği şeyler yok mudur?
Recep ve Mehmet 60’lı yıllarda Tepecik adlı bir köyde yaşayan iki kafadardır. Yaz aylarını herkes gibi aylak aylak geçirmemek için yakındaki kasabada çıraklık yaparlar. Recep bir karpuzcunun, Mehmet ise bir berberin yanında çalışır. Hayat hep böyle mi geçecektir, bir karpuzcu ve berber olma uğruna çalışmayla? İki çocuğun ufku ne o köye ne de kasabaya sığmayacak kadar geniştir. Boş kalan tüm zamanlarını terkedilmiş bir ahırda film projeksiyon makinesi yapmaya çalışarak geçirirler. Kimsenin umursamadığı bu uğraşlarında tek bir destekçileri vardır, köyün delisi Ömer.
O yaz sandıklarından çok daha fazla genişletecektir ufuklarını. Recep, kelek çıkan karpuzları toplamaya gelen Nezihe ile ahbap olur ve kadının evine arada bir yemek yemek için gidip gelmeye başlar. Tüm hayallerinin ötesinde bir duyguyla tanışır ve aşık olur. Aşk, iş, hayaller… Bu iki çocuk için Tepecikli köyünde ömürleri boyunca unutamayacakları bir yaz yaşanmaktadır.
| % 75 | % 25 | % 0 |
ahmet uluçay' a Allah rahmet eylesin..
izlemekte zorlandim.. sonunu da getiremedim maalesef....
kendi hayatını anlatmış ahmet uluçay.
çok sade ve çok sıcak bir film. yöresel dil ve sinema aşığı iki genç...
aldığı tüm ödülleri hakediyor bence
iki arkadaşın çocukluk heycanıyla kurdukları düşü gerçeğe çevirme hevesiyle yola çıktıkları bir macera.filim aşkın naif kısmını, bir tutkunun peşinden nasıl ölesiye koşulabilceğini çok güzel bir dille anlatıyor.yöresel konuşmaları ve filimdeki oyuncaların başarısı ve de güzel kadrajları ile filim izleyiciyi kendine çekiyor.
not:karpuz kabuğundan gemiye binersen çabuk inersin...